Osmanlı Devleti’nde Hukuk Sistemi Nelerdi?

Osmanlı Devletinde Hukuk Sistemi
Osmanlı İmparatorluğundaki hukuki yapıya Osmanlı hukuku denilmektedir.Osmanlı Devleti’nde hukuk; Şer’i (İslam) Hukuk ve Örfi Hukuk olmak üzere iki temele dayanmaktadır.
ŞER’İ HUKUK: Şer’i hukukun esasını Hadis, İcma ,Kur’an ve Kıyas oluşturmaktaydı. Din işleri ve yasama işleri ise Şeyhülislam’a ait idi.. Ancak Şeyhülislam’ın yargılama yetkisi yoktu. Yürütme ve yasama fetvalarla sağlanmaktaydı. Temeli İslamiyet’in Hanefi mezhebine dayanıyor.Müslüman olmayan halk kendi dini kurumlarınca yargılanırdı.
“İstanbul Efendisi” diye bilinen İstanbul Kadısı, osmanlı imparatorluğu içerisinde bulunan en yüksek rütbeye sahip kadıydı.
ÖRFİ HUKUK: şer’i olan hukuk sisteminin temeline aykırı olmadan gelenek ve göreneklere göre düzenlenmiş, padişahların buyruklarından oluşurdu. Bu kuralları padişah yazdırırdı ve bunlara ise ferman denirdi. Kanunname örfi hukukun esaslarından oluşurdu. İlk Osmanlı Kanunnamesi ise Fatih Sultan Mehmete ai olan Fatih Sultan Mehmet kanunnâmesidir. Kazasker ise adalet işleriyle alakalı görevleri yapan temsilci kişiydi. Ama genel olarak adalet işlerine kadılar bakmaktaydı. Kadıların yardımcılarına Naip denilirdi. Kadıların sorumlu olduğu konular ise; reayaya merkez kısımdan getirilen emirleri bildirmek, mahkemedeki tüm davalara bakmak, nikah sözleşmesi yapmak, şirket kurulmaları alakalı işlerdeki sözleşmeleri yapmak, vakıfların kurulmasındaki sözleşmeleri yapmak, reayanın istek ve şikayetlerini divana bildirmek ve vergilerin alınıp verilip dağıtılma sürecindeki adilliği sağlamak, toplanan tüm vergileri merkez bölgeye göndermektir.

osmanlıda hukuk

Günümüzde sistemlerden oldukça farklı olan osmanlı devletindeki sistemler, hukuk kategorisinde de farklılığını oldukça göstermekteydi. Osmanlı devletinin yıkılışına kadar devam eden bu süreç, bazen karar değişse de benzer bir şekilde devam etti. Cumhuriyet ilan edildikten sonra hukuk sistemi anayasada belirlenen kanunlarla, yasakların belirlenmesi ve bu yasaklara dayatılmış cezalarla devam etmektedir. Cumhuriyette cezalar ise adli para cezası, kısa süreli hapis ve müebbet/ağırlaştırılmış müebbet olarak ayrılıyor. Para cezası daha ufak suçlar için düşünülmektedir. Kısa süreli hapisler ise kişinin az bir süre içerisinde hapiste kaldığı ceza türü olarak tanımlanıyor. Ayrıca müebbet kişinin çok uzun süreli hatta ölümüne kadar sonsuz bir şekilde hapiste kalmasını belirtmektedir. Ağırlaştırılmış müebbet ise af vb. olmadan hayatının sonuna kadar hapiste kalacağı cezalardır.

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir