CELLÂT ÇEŞMESİ NEREDE?

Topkapı Sarayına gittiyseniz kesinlikle önünden öylece geçtiniz. Öyle masum ve öyle sessiz ki… Gerçi çeşmenin ne suçu var? Cellatlar kanlı kılıçlarını temizlediler diye… Evet aynen okuduğunuz gibi cellatlar idam işini bitirince kanlı aletlerini o çeşmede yıkarlarmış. Onun için de adına Cellat Çeşmesi demişler.

Cellat Çeşmesi Nerede derseniz, Topkapı Sarayında bilet gişelerinin hemen yanında. Ücretsiz olarak girilen bölümde yani. Yolunuz düşerse gidin bir bakın. Gerçi ben her gittim de ürperiyorum ama olaylar dönemin şartlarına göre değerlendirilmeli diyerek sözlerimi bitiyorum.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

İşte Cellat Çeşmesi Hikayesi!

Dünyadan son nasîbi olan buz gibi şerbeti içen mahkûm, ölümün bütün soğukluğunun duvarlarına sindiği bu korkunç zindandan çıkarılır, Topkapı Sarayı’nın 1. kapısı Bâb-ı Hümâyunla 2. kapısı Bâbusselâm arasında bulunan Cellât Çeşmesi’nin önüne getirilir ve çeşmenin önündeki taşın üzerine başı konularak bostancıbaşının da nezâretinde, cellâtbaşının güçlü bir kılıç darbesiyle îdâm edilirdi. İnfaz gerçekleştikten sonra cellâtlar, kanlı palalarını, satırlarını, bu çeşmede yıkadıkları için çeşmeye Cellât Çeşmesi denmişti. Bir diğer adı da siyâsî mahkûmların infâzı burada vâkî olduğundan Siyâset Çeşmesi. Cellâtlara ise ‘Meydân-ı Siyâset Ustası’ denirdi bir dönem. Bâzen de mahkûm, Balıkhâne Kasrı’nda şerbetini içer içmez kementle boğularak öldürülür, cesedi de ayağına taş bağlanılarak denize atılırdı. Başı kesilerek öldürülenlerin kesik başı, çeşmenin önünde ve karşısında bulunan Seng-i İbret ( İbret Taşı ) ismindeki sütunların üzerine ya da Bâb-ı Hümâyûn’un ( Saray’ın en dış kapısı ) nişlerine konulur, üç gün bekletildikten sonra, başsız cesedi gibi kellesi de denize atılırdı. Yabancı seyyahlar, Sarayburnu açıklarından gemiyle geçerlerken, denizin yüzünde böyle nice başsız cesetlere rastladıklarını yazmışlardı.

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir