Osmanlı Gelenekleri : Destimal Töreni

destimal örneği

“Destimâl” farsça bir kelimedir, “mendil” anlamına gelir. Her sene Ramazan ayının on beşinci günü Topkapı Sarayı’nda Destimâl Töreni düzenlenirdi. Destimâl Töreni ne demek derseniz: O zamanda yaşayan hayırseverlere, yoksulları doyuranlara, öğrencilere burs verenlere, okullar, hanlar, kervansaraylar yaptıranlara Topkapı Sarayı’ndan bir davetiye gönderilirdi, Ramazan’ın on beşinci günü Topkapı Sarayı’nda yapılan destimâl programına çağırılırlardı. Bu davetiyeyi alanlar memleketlerinden Saray’a, hacılığa umreye uğurlanır gibi uğurlanırlardı. Ramazan’ın on beşinci günü diğer davetlilerle beraber destimâl odasında toplanıyorlardı. Peygamberimiz’in hırkası altın sandıkla getiriliyordu, getirenler Enderun öğrencileriydi, bütün hizmeti onlar yapıyordu. Sandık salevât-ı şerifelerle açılıyor, içinden altın çekmece çıkıyor, sonra bu çekmece de açılıyor, içinden Peygamber Efendimiz (sav)’in Hırka-i Saadeti çıkarılıyordu ve sonra destimâl dediğimiz mendiller getiriliyor, o mendiller tek tek Efendimiz (sav)’in hırkasına dokunduruluyordu ve davet edilenlere hediye ediliyordu. Bu mendiller bir ömür boyu öpe koklaya saklanıyordu. Çocuklara, torunlara vasiyet ediliyordu: “Evlatlarım, ben bir gün vefat ettiğimde Peygamberimiz’in hırkasına dokundurulan bu mendili benim yüzüme kapatın ve beni öyle kefenleyip defnedin.” Böyle vasiyet edildiği için mendillerin çoğu günümüze ulaşmamıştır. Geçtiğimiz günlerde Sultan Vahdettin’in torunu Neslişah Sultan vefat etti, naaşı Kâbe örtüsüyle sarıldı. Bu, o kişiyi onure etme, o kişinin asıl hayata giderken kendince “Ben hayatı bu kutsallar üzerine yaşadım, bu kutsallarla gidiyorum.” diyerek asıl hayata kendisini sunma, kendi niyetini, kıymet verdiği değerleri sunmasıdır. Bu anlamda destimâl önem arz eden bir detaydır.

alıntı..

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir